23.26
ruhumun aydınlatmayalı epey olmuştu.yazın akşamüstü serinliğinde balkonda otururken aklıma düşü vermişti bir fikir.
fikri şekillendirmem için battaniye ihtiyacım vardı çünkü kareli battaniyem koruyucu kalkanımdı.
loş ışığın duvara yansıttığı şekilleri izlerken mırıldanıyorum 70'lerden bir şarkı.
kendi kendime kahve içmem gerektiğini hatırlattım.
kahve lekesiz bir tişört bırakmayana kadar kahve içecektim.
kendimi uzun zamandır mutsuz ve yalnız hissediyorum.
galiba bu hissin geçmesi için 2.el bir aşk romanına ihtiyacım var.
satırları çizilmiş,cümlelerinde hayaller kurulmuş bir roman.
kartpostal biriktirsem diyorum kendi kendime
ne güzel olurdu yahu.
oysa ki bu hayatta biriktirdiği tek şey peçete olan bir kızdım.
eskiden bir mektup arkadaşım vardı.
daha doğrusu çok güzel bir arkadaşlık başlayacakken biten bir arkadaşlık
her işe aynı hevesle başlayıp aynı bıkkınlıkla bırakıyorsun ya
aferin kız sana
devam et
saat 23.26
uykudan eser yok
bir kahve içmem gerek
bir de güzel bir şarkı
ev ahalisi derin uykudayken ne güzel oluyor gizli kaçamaklar
yalnızlığı sevdiğimi söylerim hep ama bu koca bir yalandan ibaret
benim sevdiğim tanıdığım insanlarla aynı yerde yaşarken onların uyuması
anlatabildim mi?
gündüz insanı olsam da gecenin karanlığı bana cesaret veriyor
gündüz yorgun düşen bir vampir gibiyim adeta
dünyanın tüm vaktine sahip olduğumuzu düşünsek de
aslında bizler birer yağmur tanesiyiz.
sevdiğimizin cam kenarında biriken küçük yağmur tanecikleri
bu saate en güzel iron&wine gider.
sevdiğim şarkıları biriyle paylaşmayı sevmesem de en sevdiğim şarkıyı herkes dinlesin istiyorum.
en sevdiğim şarkıyı sizin bilmeniz gerekiyor ne de olsa buraya kadar okudunız.
-e



Yorumlar