Sessizlik imparatorluğu
üstümde anlamlandıramadığım bir mahmurluk var.
huzursuz hissediyorum kendimi
bildiğim bir limana uğruyorum
sessizliğin hüküm sürdüğü yegane yerlerden birine
etrafıma göz gezdiriyorum
okuyanlar,çizenler,dinleyenler,formüllerde kaybolanlar
ve benim gibiler
kitapların yerlerini ezberleyenler
yüzümde ansızın bir gülümseme beliriyor
karar veremiyorum
hangisini okumaya başlasam
hangisiyle daha önce tanışsam
bildiğim kitapları gördükçe onlara selam veriyorum
okunması gerekenleri görüyorum bir yerde
başka yerde bir daha okunması gerekenleri
her gün bir doz Bach dinleyin diyen hocamı anıyorum
kalbime dolan huzur kulaklarıma da gelsin diye
elimde yeni arkadaşlarla oturuyorum
akşam güneşinin vurduğu masalardan birine
tek eksik kahvem diye düşünüyorum
kalemi elime aldığım gibi
sözcükler denizinde boğuluyorum
düşünüyorum hem de hiç olmadığı kadar
bir gün diyorum
bu raflardan birinde bende var olur muyum diye
tek dostun kitap olduğunu söyleyen annem geliyor aklıma
daha tanışmadığım dostlarıma bakıyorum
ardından derin bir nefes alıyorum
dostlarımı daha fazla bekletmek istemiyorum
yazıyı nasıl bitirmeliyim diye düşünüyorum
sonra diyorum ki bu da böyle bir yazı olsun
Sonsuz.



Yorumlar