2K
bir kahve bir kitap
Alper Canıgüz / Oğullar ve Rencide Ruhlar
Bu kitabın benim yazarla tanışma kitabım olduğunu öncelikle söylemeliyim.Yazın bir arkadaşımda gördüğüm arkasını okuduğumda çok beğendiğim hatta mutlaka okumalıyım dediğim bu kitabın adını kısa süre sonra unuttum.Arkadaşıma ya sende yeşil kapaklı bir kitap vardı adı neydi diyerek görsel hafızamı konuşturdum.İşte neyse ki kendisiyle ansızın okul kütüphanesinde karşılaştık.
Hemen alıp okumaya başladığım bu kitabın neredeyse her sayfasında yüzümden gülümse eksik olmadı.Bitirirken ise kocaman bir yaaaaaaa çektim.Evet,şimdi kitabın konusuna gelecek olursak.Keşke gerçek olsaydı dedirten bir baş karaktere sahip kitap.EVET.Okuyucuyu kısa sürede etkisi altına alan kitap,saatleri unutturan,akıcı,akılcı,polisiye,komedi kitabı.Beş yaş insanın en olgun çağıdır,sonra çürümeye başlar diye başlıyor.Ben bu kitabın hikayesinden ziyade baş karakterini sevdim.Öncelikle kitabı en cazip kılan kısımlardan biri mahalle ve aile kavramlarıyla birlikte gelen samimiyet.Bazı okuyucular tarafından Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabıyla ilişkilendirilse de ben böyle bir benzerlik pek kurduğumu söyleyemeyeceğim.
Bu kitabı yoğun dönemlerinizin molasında okumalısınız çünkü bu kitap sizi düştüğünüz yerden kaldıracak bu kitap sizi gül dü re cek.
KİTAPTAN ALINTILAR !!!
"ağlamanın bir kadın için her daim ulaşılmaya çalışılır bir ruh durumu olduğuna inancım tamdı. havaya atılan bir cismin yere düşme eğilimi gibi bir şeydi bu."
"bakkal araba yıkarken o kadar mutlu oluyordu ki, doğuştan bir araba yıkayıcısıydı. ne var ki hayat onu bakkalığa mahkum etmişti; pek çok kabzımalı milletvekilliğine mahkum etti gibi. sistem yetenekleri heba ediyordu resmen."
'okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil, ders anlatılırken susması gerektiğidir. erzurum'da da bu işin kralının yapılacağından emindim.'
"insan yüreği bir sarkaç gibidir işte böyle. istediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa kaymaya başlar."
Alper Canıgüz / Oğullar ve Rencide Ruhlar
Bu kitabın benim yazarla tanışma kitabım olduğunu öncelikle söylemeliyim.Yazın bir arkadaşımda gördüğüm arkasını okuduğumda çok beğendiğim hatta mutlaka okumalıyım dediğim bu kitabın adını kısa süre sonra unuttum.Arkadaşıma ya sende yeşil kapaklı bir kitap vardı adı neydi diyerek görsel hafızamı konuşturdum.İşte neyse ki kendisiyle ansızın okul kütüphanesinde karşılaştık.
Hemen alıp okumaya başladığım bu kitabın neredeyse her sayfasında yüzümden gülümse eksik olmadı.Bitirirken ise kocaman bir yaaaaaaa çektim.Evet,şimdi kitabın konusuna gelecek olursak.Keşke gerçek olsaydı dedirten bir baş karaktere sahip kitap.EVET.Okuyucuyu kısa sürede etkisi altına alan kitap,saatleri unutturan,akıcı,akılcı,polisiye,komedi kitabı.Beş yaş insanın en olgun çağıdır,sonra çürümeye başlar diye başlıyor.Ben bu kitabın hikayesinden ziyade baş karakterini sevdim.Öncelikle kitabı en cazip kılan kısımlardan biri mahalle ve aile kavramlarıyla birlikte gelen samimiyet.Bazı okuyucular tarafından Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabıyla ilişkilendirilse de ben böyle bir benzerlik pek kurduğumu söyleyemeyeceğim.
Bu kitabı yoğun dönemlerinizin molasında okumalısınız çünkü bu kitap sizi düştüğünüz yerden kaldıracak bu kitap sizi gül dü re cek.
KİTAPTAN ALINTILAR !!!
"ağlamanın bir kadın için her daim ulaşılmaya çalışılır bir ruh durumu olduğuna inancım tamdı. havaya atılan bir cismin yere düşme eğilimi gibi bir şeydi bu."
"bakkal araba yıkarken o kadar mutlu oluyordu ki, doğuştan bir araba yıkayıcısıydı. ne var ki hayat onu bakkalığa mahkum etmişti; pek çok kabzımalı milletvekilliğine mahkum etti gibi. sistem yetenekleri heba ediyordu resmen."
'okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil, ders anlatılırken susması gerektiğidir. erzurum'da da bu işin kralının yapılacağından emindim.'
"insan yüreği bir sarkaç gibidir işte böyle. istediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa kaymaya başlar."



Yorumlar